Sanat Eğitiminin Önemi

Türkiye’de yaklaşık son 15 yıldır müzik eğitimine yönelik ilginin artması ve ailelerin çocuklarını küçük yaşlarda çalgı eğitimine başlatmaları, geç de olsa arzu edilen gelişmelerin yaşandığını gören tüm sanat severleri mutlu etmektedir. Fakat ne yazık ki son dönemde, kültür sanat alanlarındaki bazı gelişmelere de bağlı olarak, ailelerin çocuklarının müzik eğitimi almaları konusunda çekimser bir tutum izlemeye başladıkları gözlemlenmektedir. Elbette çocukları için gelecek kaygıları taşıyan ebeveynlerin bu tedirgin yaklaşımları biz eğitimciler için anlaşılabilir bir davranıştır. Fakat korumacı üçgüdünün bir uzantısı olan bu tutumun yersiz bir endişeye dönüşmesini engellemek ve müzikten, sanattan kopuk olarak yetişen çocukların ilerde ne denli eksik bireylere dönüşeceklerini anlatmak da yine biz eğitimcilerin sorumlulukları arasındadır.

Bunu anlatabilmek için ise öncelikle genel olarak sanat eğitiminin ne anlama geldiğine kısaca değinmek gerekmektedir. Hangi branşı söz konusu olursa olsun sanat eğitimi;

Zihinsel ve duygusal gelişimin sağlıklı bir biçimde tamamlanmasında son derece etkili rol oynayan,
Bireylerin hayatları boyunca ihtiyaç duydukları özgüveni, disiplini ve kendini ifade etme yeteneğini çocuk yaşlarda kazanmalarını sağlayan,
Kendine ve diğer insanlara karşı olan sorumluluklarının bilincinde olup, doğaya ve tüm canlılara saygı duyan, insanî hasletleri yüksek, erdemli bireylerin yetişmesine yardımcı olan,
İçinde kültür gibi her bireyde sağlam bir bilinç üzerine oturması gereken ve hayatın hemen her alanını kapsayan çok önemli bir kavramı barındıran,
Tarih boyunca insanlığa birçok faydası dokunmuş kadim bir öğretiler bütünüdür.

Sanat eğitiminin içeriğine paralel olarak uzun yıllardır var olan bir yanlış anlamayı da düzeltmek gerekiyor. Ne yazık ki toplumun önemli bir kesimini oluşturan ailelerde, çocukları müzik eğitimi aldığında ileride mutlaka müziği profesyonel olarak yapacakları, yani müzisyen olacakları yönünde bir algı bulunmakta ve bu durum yersiz bir endişeye dönüşmektedir. Oysa bir çocuğun küçük yaşlarda müzik eğitimi alması, herhangi bir çalgı çalmaya başlaması, onun mutlaka ileride müzisyen olacağı anlamına gelmemektedir. Tıpkı okulda matematik veya fen bilgisi dersi alan çocuklarımızın matematik profesörü ya da fen bilgisi öğretmeni olmak zorunda olmadıkları gibi.

Yukarıda genel hatlarıyla değinmeye çalıştığımız gibi; sanatın bir kolu olan müzik eğitimi yalnızca ileride müzisyen olacak çocuklarımız için değil, her anlamda sağlıklı yetişmelerini arzuladığımız tüm çocuklarımız için faydalı ve gerekli bir disiplindir.

Unutmayalım ki yaşadığımız ülkede ve tüm dünyada şikâyet ettiğimiz, bizi üzen ne varsa, yukarıda belirtilen özellikleri taşımayan, insan olmanın gereklerinden uzak bireylerin ve onların neden oldukları yıkımın ürünleridir. Geleceğe umutla bakabilmemizin tek yolu ise onu inşâ edecek nesillere doğru bir eğitim vererek yollarını elimizden geldiğince açmaya gayret etmek ve şartlar ne olursa olsun sanatın iyilikle, güzelliklerle dolu ışıklı yolundan ayrılmamalarını sağlamaktır.

Uğur Küçükkaplan

İletişim: 0535 780 25 26